Instagram Feed

Instagram Feed:

Load More

Yakın

Mavi gökler getirdi bana
Senin yüzünün resmini

Bir deste iskambil kâğıdı
Havaya saçılmış da sanki
Elli iki kâğıdın arasından
Sen, maça kızı güzeller güzeli
Salına savrula dairelerle süzülerek
Bilerek ve isteyerek
Tam önüme düşmüşsün gibi

Şimdi
Sen mi seçtin beni,
Yoksa ben mi seni?
İkisi ve hiçbiri
Söyle ne fark eder alla’sen
Olası tüm cevaplar
Saklıyorken aynı tekilliği

Gelgelelim
Işık yılları boyu yakınken
Bir saliselik ihtimal boyu uzaksın
Öyle gaddar bir ikilem
Uçurumlara haiz bir denklem bu
Sanki evvel zaman içinde
Aynı yastığa baş koyup da seninle
Şimdi kim bilir kaç bilinmez ten boyu
Ayrı düşmüşüz gibi
Bir demli hasret ki sorma
Bir garip haslet şu bendeki, anla

Yakın, adınla vaki
Yakıyor güneşlerin
Bil ki özlendin
Ne iyi ettin
Hoşça kal ve hoş geldin

Tuğrul Ersan, 27.03.2015

Yakın – Tuğrul Ersan

Gökkuşağı Çiçekleri

Sana gökkuşağı çiçekleri dersem az
Sade, duru ve buğulu bir ruhun esrarısın
Su gibi kırılgan ve buyurgan biraz
Ellerinin sıcaklığı hep avuçlarımda kalsın

Bil ki incinsen, köz olur acı tüterim
Ağladığında biter küllenirim
Düştüğünde ellerin, zifiride gözlerinim
Bu kalp attıkça aşk-ı mahfuz pervanenim

Bil ki değil bu yerler bu yollar, sevgili
Sen yoksan bu can, bu cihan farazi
Ellerimi tut ki zaman görmesin bizi
Yokluğunda şaşar bu tahterevalli, bu terazi

Sana gökkuşağını getirsem ne fayda
Sen benim aşk-ı ebedimin mabedisin
Soluk kalır dünyanın renkleri ışıltının yanında
Varlığım ve yokluğum seninle mühürlensin

Tuğrul Ersan, 04.01.2015

Gökkuşağı Çiçekleri – Tuğrul Ersan

Bahar ve Zemheri

Güller kül olunca mahşer yakındır 
Ahval-i insan lâin, kaderi ise yıkımdır 
Oysa gül ile gönül sana senden yakındır 
Her defa beni arar durur da bulamazsın 
 
Bul beni ki ezelden beridir buradayım 
Nice sırra mazhar bu deryada ben ebedi bir noktayım 
 
Müphemi görmek göz ister 
Babı esrardan geçmek söz ister 
Evvela yanmalı bir insan, yolum köz ister 
Her defa bana bakar durur da göremezsin 
 
Gör beni ki ne yana baksan oradayım 
Nice sırrın vermez bu deryada ben na-peydayım, yoktayım 
 
Bu âlemde nice canlar yanar kavrulur 
Bir kez yanan kül olur da dört bir yana savrulur 
Sırrı kalbinde bulan yine kalkar doğrulur 
Her defa beni işitir durur da duyamazsın 
 
Duy beni ki ben her canda sadâyım 
Nice sırrın da verir bu deryada ben sükût-u fezayım 
 
Gülleri kül eyleme bul beni 
Babı esrardan geç de gör beni 
Sırrı kalbinde bul da duy beni 
Ahyâr ile eşrar, bahar ile zemheridir suretim 
Anla, bu muazzam kainatın diliyim 
Ben salt bu çark kainatı çeviririm 
 
Lakin kızmam, beni anlamak bir hayli zordur 
Sırrıma erebilen hem az hem de çoktur

Tuğrul Ersan, 29.12.2014

Bahar ve Zemheri – Tuğrul Ersan